21 Mart 2021 Pazar

R.İ.P

 

R.İ.P

 

Köpeklerin dişlerinde taze kan…

Gece gözlerle dolu…

Uluma sesleri ve çığlık ve iki el silah…

İç çekişler arasından… Ve köpeklerin dişlerinde taze kan…

Güzel kadının ismini unuttum… Şimdi cansız bedeni gözlerimin

önünde öylece uzanmış yatıyor…

Kocasına gelirsek; kestiğim penisini zorla ölü karısının ağzına tıktırdım

Ve şimdi bu vahşet için karısının başında gözyaşı döküyor…

 

Köpeklerin dişlerinde taze kan…

En az onlar kadar açım…

Ancak takdir edersiniz ki hayat zor…

Erzağımı hemen tüketmemeliyim…

Cin sarhoşluğu…

Ellerim kan…

Duvarlar ve ıslak zemin…

Kan…

Her yer kan…

 

Neden böyle canavarca davrandığımı bilmiyorum…

Eğer seksin ve paranın tadını bir kez alırsanız

kolay kolay vazgeçemezsiniz…

Belki de hiç…

Tavana bakıyorum…

Dışarıdan bir polis arabası geçiyor…

Yağmur bütün günahlarımı temizlemek için yağıyor. Daha kim bilir kaç kere yağar…

Adamla göz göze geliyorum…

Beni öldürmek istiyor…

Doğrusunu duymak isterseniz beni öldürmek isteyen ilk kişi o değil…

Gülümsüyorum…

Başka ne yapılabilir ki…

Birazdan bir hamle yapacak. Bir anda var olan maksimum gücüyle bana saldıracak…

Ve onu öldüreceğim…

Çünkü o öfkeyle saldırırken silahı elinde tutan benim…

Bunu nereden bildiğimi sormayın…

‘‘Köpeklerim salyalarınızı akıtarak bu orospu çocuklarının etlerini koparmaya devam edin’’…

Onlara neden küfür ettiğimi inanın bana bilmiyorum…

Ve bunun üzerinde fazla durmuyorum…

Gece kan istiyor…

Tanrı kan istiyor…

Ben sadece bir elçiyim…

Piyano çalmaya devam ediyor…

Ve herifin kasıklarından kanlar…

Bir tenin üzerinde kurumuş olan gözyaşının ve kanın tadını almayı seviyorum…

 

Ağzım sulanıyor ve dayanamıyorum…

Hamle… Silah sesleri… ve her şey olması gerektiği gibi…

Artık dişlerimde taze kanlar…

Ve bir köpek gibi salyalarımı akıtarak etlerini koparırken

bu salakların

gözlerimi gökyüzüne çeviriyorum…

Tanrım gülümsüyor…

Görüyor ve gülümsüyorum…

 Kanlı dişlerimde bir parça et…

Tuhaf, tekinsiz, ve fersiz…

Fakat tesadüfen geçmek gibi önünden…

Kaybolmuş yahut da yabanileşmiş bir adam gibi…

Paniği ve endişeyi kovalama sırasında yuvarlanmaya başlamış…

Zihin… Zenciydi…

Kısa ama öz…

Yemyeşil bir tepede şimdi ahali…

Amma ve lakin ararken kardeşlerini

İşte kanlı dişlerimde bir parça et…

İstisnasız gülümsüyor tanrım bana…

Yeni planlar yapmak üzere

Tadarken taze etleri

Doğduğum ve büyüdüğüm bu evde

Gülümsüyorum ona…

 

Köpeklerin dişlerinde taze kan…

Kanlı dişlerimde bir parça et…


[Bu şiiri hâlâ nasıl ve neden yazdığımı bilmemekteyim... başlangıçta ilk cümle dışında ortada hiçbir şey yoktu. sonra bir tür trans haline geçtim ve anın farkındalığını yitirdim. her şey son bulduğunda ise bu tuhaf şiir elimdeydi... garip bir deneyimdi ve umarım tekrar eder...]

 

Devamını Oku »

Makaslanmış Tuhaf Notlar--Fazla Önemsemeyin

                                                                                         [Secret Garden-Adigo ve İzima Kaoru ikilisiyle]

Masaüstüm oldukça dağınık… Saat 02.00… Ben kimim? Tekrar tekrar soruyorum bunu kendime… Ürkütücü. Garip ve tuhaf... 22 yaşındayım, belki de 23… Matematiğim çok kötüdür…  Büyük bir korku filmi hayranıyım…  Müziğe ve şiire ve Lovecraft’a bayılıyorum…

8 saat uyku. Bazen 4. Bazen 12. Genellikle hiç… ‘‘Her şeyden önce iyi bir adam ol’’ babamın verdiği en güzel öğüt… David Lynch, Carpenter, Miike, Lovecraft, Chambers, C.A Smith… Düşünmek sahip olmaktır. Hayal etmek var olmak… Televizyonda iyi bir şeyler yok… Ve Babamın bugüne dek verdiği hiçbir öğüte uymadım…

Bazen bir ucube gibi davranıyorum. Hiç arkadaşım olmadığı için ve insanların benden nefret ettiğini düşündüğüm için çok üzülüyorum. Ne zaman birisi benimle iletişim kurmaya çalışsa ya da bana değer verse ona tam bir pislik gibi davranıp kendimden soğutuyorum… Galiba bazı şeylerin hakkını verememekten korkuyorum… Birilerini daha çok kırma ihtimalim varsa, en yakın zamanda daha az kırarak yollarımı ayırıyorum…

Baykuşlar… Kanser… Epilepsi… Ölüm…

Hiçbir şeyi beceremiyorum ve becerdiğim hiçbir şeye inanmıyorum… Bazı yazarlarla kendimi kıyaslatmayı çok seviyorum… Ve ne zaman bir kıyaslama durumuna soksam birilerini hep birincilikle ipi göğüslüyorum… Bazı şeyler nasıl söylenir unuttum… Bazı şeyleri söylemeye korkuyorum…

Hayat tuhaf… Tam bir kaltak gibi hissetmek… Kokmak ve pis gezmek…

Baba seni seviyorum…

Yazdıklarımın çoğunu hatırlamıyorum. Eskiden iyi mi yazıyordum bilmiyorum ancak şimdi iyi yazdığımı düşünmüyorum… Her zaman benden iyileri olacak… Ve bunun bir önemi yok… İyi olmak özünde hiçbir bok değil… Kötü olmaktan korkmamak asıl mesele…

Cesaret… Beceriksizce karalama…Zihni heyecanlandıran Kızılderili gelenekleri… Büyü… Büyü yaparak büyü… Bu hayata davetiyeyle gelmedim… Dönüp kaçmak için çok geç…  Sanatı seviyorum…  Sanatçıları düşünmek beni delirtiyor ve içimde kusma isteği uyandırıyor… Sizin sanatçı dediklerinize ben demiyorum… Bana sorarsanız ben de bir sanatçı değilim. Sadece yazmayı seviyorum… Bütün mesele bu…

Tuhaf kurguyu seviyorum… Kelimeleri seviyorum… Çıplak elle balığa dokunamam ama çıplak ellerle bir balığı yiyebilirim… Garip bir roman yazmak için, garip bir roman yazmaya başlayalı yıllar oluyor…  Yatağa kıvrıla kıvrıla sokulmayı seviyorum…

Kadın yazarlar ve şairler hak ettiği ilgiyi görmüyor. ..

Korku en büyük ve en çekici duygu… Korkmayı ve korkutmayı seviyorum… Ben griyim…

İşte tam da huzursuzluğun ayyuka çıktığı yer burası… Ana rahmi…

Aklanma davaları. Raporlar. Polis. Filtreli bir ekran. Cop. Dikkat et. Karanlığı izle. Bilinmeyene saygı duy. Bu bulantı kırmızı bir uçurtma. Eleştirmenler neyi eleştirir ki. Kendine sanatçıyım diyorsan sanatçı değilsin, ancak hissettiğin kadar var olabilirsin. Kontrollü hastalık. Bazen babamı çok üzüyorum. Bir parazit gibiyim.

Ancak genellikle hep doğruları söylerim. Elbette ki kendi doğrularımı.  Ben kötü bir adamım. Anladın mı?

Dağ kabileleri… Dehşet geceleri... Denemeyi seviyorum…

 Daha iyi yazmak isterdim-Açıkçası ne kadar iyi yazarsam yazayım hep daha iyisini isterdim. Bir gün çok daha iyi olacağımı biliyorum. Kendi sesimi arıyorum ve onu bir gün bulacağım. Ben kimsenin düşüncelerini merak etmiyorum. Kimsenin ne hissettiğini önemsemiyor…

Odamın ne kadar temiz olduğuyla, nasıl göründüğümle, insanların benim hakkımda ne düşündüğüyle ilgilenmiyorum… Anılar biriktirmeye çalışıyorum ama beceremiyorum… En iyi yaptığım şey üzmek… En çok yaşadığım duygu pişmanlık…

Umarım bir gün anlaşılırım… Umarım bütün bunların bir değeri vardır… Bunca şeyin hiçbir anlam içermemesi ve okuyan herkeste koca bir anlamsızlık hissi uyandırması imkânsız… Ayrıca anlamsızlıkta aslında çok ama çok büyük bir anlamdır… Anlamsız bulduğumuz her şey zamanında bizde bir değeri olan ancak bu değeri zamanla yitiren ve bizim için önemsizleşen şeylerdir…

Bazı insanlardan özür dilemek isterdim… Hatta hemen hemen tanıştığım herkesten…

Derin, Ekin, Zeynep, Berkay, Şura… Şimdilik bunlar devamı bir sonraki kusma eyleminde…

Hepsi çok iyiler ve hepsinden çok şey öğrendim… Ancak aptalın tekiyim bu bir gerçek…. Ve dediğim gibi korkmayı ve korkutmayı seven ancak çok tırsak olan bir adamım…

Babamdan…. Bununla birlikte… Zihnim bir karmaşanın içinde… Hışırtı ve cızırtı…Yüzümdeki gariplik rahatsız edici… Tam doz kavrulan kol dumanın içinde eridi… Yabancı ve tiksindiriciydi… Pencere camı açık… Çığlıklar sevindirici.. Ölü yatağı.. En rahatı…

Karanlıktan ve korkudan beslenen çalışan bir sistem kurabilirim… Sitem edebilirim… Aynaya bakabilirim…

Bununla birlikte…

Pek çok insanın beni ve şiirlerimi övmesine anlam veremiyorum… Pek çok insanın bana fikir danışmasına özellikle sinema konusunda beni çok tuhaf ve farklı bulmalarına… Benden tuhaf ve başarılı işler beklemelerine anlam veremiyorum… Birisi beni övünce bunu garipsiyorum…

Kendime güvenim yok… Dürüst adamlar ve kötüler en sevdiklerim… Gerçek bir kitaplığım yok… Gerçek bir eylemim yok… Gerçekliğim yok…

İtin tekiyim… Şimdi her şey güvende ve kimse hiçbir şeyin farkında değilken uyuyabilirim.

Saat 03.25.

Günaydın… Saat 04.00…

Masamın üstü oldukça dağınık... Ve hepinizden özür diliyorum…                                                                                                             [Bu metin onlarca makaslanmış notun arasından özenle seçilenlerin yeniden yazılıp birleştirilmesiyle oluşmuştur... ]

Devamını Oku »

18 Mart 2021 Perşembe

Karşıya Geçmem Gerekiyor Karşıya

 

Karşıya Geçmem Gerekiyor Karşıya

 

Kanlı dişler

nereye gidiyor?

Köprüyü geçmek için

Hellhyde’a niçin para ödemem gerekiyor?

Yavaş yavaş yaklaşmak tanrıya beni neden korkutuyor?

Ruhlar birbirine bağlanmış burada

Her şey beyaz ve siyah ve kırmızı

Bakın!

Bir insan savunması

Dökülmesin diye kanı

Durun!

Ben daha çok gencim. Henüz karşıya geçmedim.

Bir insan yaşayabilmek için neden yalvarmalı?

Herkes rolünü oynuyor burada

Anüslerinden ağızlarına kadar bir yol var

Lekeler var hepsinde

Ve derin yaralar

Ve ne zaman ses çıkarsa akbabalar birisi ölüyor burada

Ve toprağa bakıyorum

Biraz kan kalmış toprakta

Biraz pişmanlık kalmış

Biraz utanç kalmış toprakta

Biraz gözyaşı kalmış

 

Ve tekrar bakın işte!

Bakın sizde!

Bir anne bıçağını bebeğinin boğazına dayamış

Biraz cahillik kalmış gözlerinde

Biraz vahşilik kalmış

Ama işte bakın!

Bakın sizde!

İnsanlık kalmamış yüreğinde

Analık kalmamış.

 

Neyse. Parayı ödemem gerekiyor Hellhyde’a

Yoksa dişlerinde kalan bir parça et olabilirim bunca insanın

Neyse. Karşıya geçmem gerekiyor

Karşıya.

Ama nasıl?

Kanlı eller

ne diye uzanıyor bana?

Korkuyorum ve biliyorum

Parayı ödemem gerekiyor Hellhyde’a

Ve geçmem gerekiyor  karşıya.

 

Devamını Oku »

Tek Oğul Doğdu

 Tek Oğul Doğdu

 

Tek oğul doğdu

            Şehvetin kokusuyla

                        Kutsanmış karınları

                                   Doyurmak için.

 

Kendini ateşe bırakmış ölülerin

            Ölülerle ilahiler söyleyerek

Dans etmeyi seven dirilerin

            Bir parçası olmak için.

 

Âlemler arasında bir bağ kurmak için doğdu o

Bütün korkularınızı özünüze çarpmak için doğdu

İçinizde biriken kan arzusunu dindirmek için doğdu o

Bütün ölüm çığlıklarını duymak için doğdu

Vahşi gözleriyle size her bakışında bilinçaltınızı dehşete boğmak için doğdu o

Solgun acılarla, sırılsıklam bir gecede, şarkısı duyularken bütün sirenlerin, bir gölgenin kıvrımından doğdu o

 

Ve dedi ki; geceyi baştan çıkartmak ne güzel

Ve dedi ki; gölgeler, işte benim yüzlerce siren bebeğim,

dört tarafı denizlerle çevrili şu kanlı kara parçam ne güzel

Ve dedi ki; ölülerin gitmiş olduğu ve dirilerin gideceği yeri görmek ne güzel

Ve dedi ki; derilerini yüzmek perilerin ve şu kokuşmuş denizcilerin,

avlamak insanları güzel bir ninniyle ne güzel

Ve dedi ki; açlığın verdiği acı ne güzel

 

Ne güzel yaşamak balkonu mezarlığa bakan bir evde

Ne güzel yaşamak ölü olduğunun bilinciyle

Ne güzel yaşamak sureti hapis göğe başkaldıran kedilerden ve vahşi domuzlardan

korkan bir adam gibi çaresizce

Ne güzel yaşamak aslankuşlarının uçuştuğu bir gökyüzünde uçmak gibi özgürce

 

Şiddetli bir ışık

            Radyo dalgaları

                        Amansız felaket

            Aydınlık günde duyulan çığlık sesleri

            Karaya vuran onlarca gemi

Duygusal ve aceleci bir ışık

            Ak ciğerleri beceriksizce çizilmiş bir ölünün gölgesinde

Ne güzel yaşamak bir ölü gibi

 

Ben tek oğulum ve artık doğdum

Duy beni; gölgende sere serpe uzanmak istiyorum

Çıplak ellerimle güneşi buharlaştırmak istiyorum

O iri dudaklarını öpmek istiyorum ben

O dar yarığını tatmak istiyorum ben

Ben istiyorum ki;

Sevgiden kork

Düşlerden kork

Yıldızlardan kork

Yalnızlıktan kork

Ölülerden ve ölmekten kork

Kork benden istiyorum ben

Bu gece ey güzel kızım, söylerken en çılgın denizciler için şarkılarını ve

dans ederken onların almak için canını duy sesimi ve unutma

tek oğul doğdu

Bu gece ey güzel kızım

Duy sesimi ve kork benden

Kulağına ‘‘ben geldim. hadi uyan’’ diye fısıldarken!

 

Çünkü tek oğul doğdu

Almak için onun olanı

Herkesten ve her şeyden!

Devamını Oku »

16 Mart 2021 Salı

Tanrı Toth ve Onunla İlk Konuşmam

 

Tanrı Toth ve Onunla İlk Konuşmam

 

-Öylesine garip bir gecede buldu ki beni TANRI TOTH size bunu hiçbir şekilde izah edemem. Neredeyse vazgeçecektim her şeyden. Ne kadar da kötü bir adammışım meğer, ne kadarda işe yaramaz herifin tekiymişim derken buldu beni Toth, onun o parlak çehresi beni büyüledi. Vazgeçecek hiçbir şeyi olmadığını düşünen bir adamın tek vazgeçebileceği şey kendini öldürme eylemiydi: Tanrı TOTH beni vazgeçirdi.- 

 

 

 

 

TANRI TOTH

(senin ne düşündüğünü biliyorum)

 

                        Dur ve dinle: bu ruhsal kalabalığın içinden sana ilettiğim ilahi masalları

                        Bırak avucuna yapışmış olan o namlusu buz tutmuş silahı

                        Ve savaş kendin için yalnızca ve kendinle

                        Ve anla önemli değil kazanman verdiğin savaşı

                        Önemli olan son anına dek indirmemek yere kafanı

                        Dinle beni ve anla: her şey sende saklı

                        Var bunun sen de farkına.

                                               

 

Arkana dön-yüzleş kendinle-tanrı sensin-din sensin-kul sensin-bitsin artık oyun-yol sensin- yolcu sensin-çıplak kalsın bırak bedenin-aradığın şey kaybettiğindir- kaybettiğin ise sensin…

 

Düşünüyorsun ki çaresizsin-öleceksin-büsbütün günahkârsın- sanıyorsun ki cehennemi göreceksin- oysa sen bilir misin ki kötü ne, iyi ne- oysa sen bilir misin ki kötü kim, iyi kim- yalnız ölüm korkutuyorsa seni kulak ver bana ve dinle şu sözlerimi-belirsizlik benim diğer adım- ben senin bakmayı reddettiğin tarafım…

 

Ve indiğimde yeryüzüne-tam vaktinde-ve yedi kat gökten-anlayacaksın ki ben sen kadarım-sarıl o aydınlığa çünkü ben oradayım…

 

 

BEN

 

Ah Tanrım affet beni-şu dünyevi yaşamımda sarılmadım hiç ruhuma-bilip ve görüp o ışık kentini-saklandım karanlığa-Ah Tanrım affet beni-ruhum şimdi senin izinde-farkına vardım ölümlüdür aslında her gece-kalbim aklımdan bağımsızdır- farkına vardım ki ruh ve beden birbirini ayırt edince aslında insan zararsızdır…

 

                        Ah Tanrım! İstemem cennetini, yeter ki affet beni. Beni saçlarının gölgesinde

dinlendir. Kendimi bulmak için, kendimi kaybettir –ki bilirim kaybetmek: bulmak demektir. Biliyorum Tanrım; o gün geldiği zaman arkamı döneceğim ve arkamı dönmemle birlikte seni göreceğim…

 

 

Tanrım-çalsın çanlar-çalsın çanlar- çalsın çanlar-elbet bir gün öleceğim-ve öldüğüm o gün her şeyin başladığı ve bittiği o noktada- yani ebedi boşlukta seni göreceğim-ama tanrım ölmeden önce bana bir şey söyle- bir öğüt ver-günahım çok-tövbe yetmez-kimse sevmez beni-sana ben nasıl sevdiririm kendimi-söyle tanrım-söyle ki kazanayım senin sonsuz sevgini-ve ruhum bulsun o yüce kalbinde hak ettiği yeri…

 

 

 

TANRI TOTH

(senin gördüğünü görüyorum)

 

Dinle ve Anla-Son bulacak elbet bu yaşamda

Gündüzde ve gecede, sessizlikte ve en yüksek seste

Gülüşmelerde ve ağlaşmalarda, bir cenaze töreninde ve bir doğum anında

Gizlidir her şey. Yaşamın özü ve Mutlak mutluluk kabulleniştedir.

Yaşamak her şeye rağmen mutluca: ölümün bilinciyle gelir.

 

Sen yüzleş kendinle-bul kendini ve anla-derdin nedir ve ne için solursun bu hayatta-aldığın nefes niyedir-yüzünü güneşe mi dönersin yoksa geceye mi-en çok hangisini seversin-en çok hangi mevsim sana güzel gelir-oysa yaşamak her şeye rağmen ve her şeyiyle güzeldir-ancak ölüm sandığın kadar da kötü değildir…

 

                        Beni yanlış anlama sana öl demem, sakın vazgeçme yaşamak hevesinden

                        Öyle ki ölmek sadece geçiştir bir başka yaşama

                        Bedenin her soluyuşunda çürür ancak ruhun asla

 

Dinle beni-ey genç adam-seni affetmem çözüm değildir hiçbir şeye-sen affetmelisin kendini her şeyden önce-sen sevmelisin kendini ben değil-benim seni sevişim mutlu etmeyecek seni-benim seni kabullenişim erdirmeyecek huzura seni-sen her şeyden ve herkesten önce kendinde var olan yegâne şeysin-senin tanrın sensin-ve sadece kendine kulluk etmelisin.

                       

                        Bilmem anlatabildim mi derdimi sana

                        Bilirim var olmak istemezsin bu yaşamda

                        Ama anla; en kötü şekliyle bile var olmak, var olmaktır…

 

Babanı kaybettin, Anneni hiç bulmadın

Diyelim ki şu berbat yaşamında hiç ama hiç mutlu olmadın

Hiç sevilmedin ve hiç sevmedin

Ne çıkar. O yalnız gecede, bir başına

Hiç mi düşünmedin. Ben gelmesem ah benim akılsızım

Kendine öldürecektin. Seni sevmemi birinin seni sevmesinden ötürü istersin

Ancak işte al sana bir gerçek: kimse bir başkasını tam anlamıyla sevemez

Yalnızca öncelikle kendisiyle barışan birisi

Ve anlayan bütün gerçeği sevip sevilebilir

Ama işin özünde insanın kendine duyduğu sevgiden ötesi hiçtir…

  

 

BEN

                        Öyleyse söyle tanrım böylesine berbat bir adamken nasıl severim kendimi

                        Hiçbir gerçek beni tatmin etmez, hiç kimse sevgime karşılık vermezken

                        Nasıl mutlu olurum? Kendimi bulmak için kendimi nasıl unuturum?

                        Söyle bana tanrım, ben böylesine çaresizken, böylesine zayıf bir umutla

                        Nasıl doğrulurum…

 

Biliyorsun tanrım-biliyorsun işte sende-bende bütün kulların gibiyim işin özünde-tekrar yüzünü bana çevirmeye ikna edemem seni bilirim-ne yapsan vakti gelmedikçe doğmayacaktır gün bilirim-bilirim ki korkunun krallığıdır benim yerim- yeryüzündeki en korkak insanda benim- bak bana; bak, bak, bak-Tanrım!-nasılda çaresizim-gözlerim nasılda yaşlı-bilirim dönmeyecek yüzün bana ama söyle Tanrım-nasılda biraz olsun içimde bir umutla yaşarım bu boktan yaşamda-söyle tanrım-bir şey söyle bana-gelecekten bir haber getir mesela-mesela geçmişten bir merhaba-yalvarırım tanrım aradan yıllar geçse de- madem ki öyle-sen tanrım-sen beni unutma…

 

 

TANRI TOTH

(senin hissettiğin her şeyi hissediyorum)

                       

                        Merak etmeyesin, unutmam elbet seni

                        Ama sen de söz ver bana; anlayamaya çalışacaksın bu evreni

                        Ve her şeyden önce kendini

                        Hayatın pekiyi olmayabilir

                        Kimselerin yaşamadığı pek çok zorluğu yaşamış olabilirsin

                        Ancak yaşamda olduğun her an için şükretmelisin

                        Söz ver bana; bundan sonra şükredeceksin.

 

                        Yolun asla düşmeyecek bir uçurumun kenarına

                        Asla almayacaksın eline bir daha silah

                        Şikâyet etmeyecek, savaşacaksın

                        Kendini tanıyacak ve kendinle barışacaksın

                        Seni unutmamam için beni ve bu anı hiç unutmayacaksın.

 

Bu sana son sözüm olacak-dediğim hiçbir şeyi dikkate alma-herkese ve her şeye rağmen sımsıkı tutunup bu hayata mutluca yaşa-tanrı sensin-din sensin-kul sensin-unutma. Herkesle savaş ancak kendinle asla…

 

 

Sonrası yalnız başına geçirilen aydınlık bir gece…

 

 

Devamını Oku »

Tanrı Morgren ile Vermant Dağının Tepesinde

 Tanrı Morgren ile Vermant Dağının Tepesinde 

Ah sen, Morgren

Ak faninin deliğinden çıkan dehşet

                                                    şaşırt beni

Çevrili dursun büyü yüklü deryalar

Mucizelerinle sen

                                                    şaşırt beni

Kara ayın altında, o yeşil gecede, kızoğlankız öpüşlerinle sen

                                                   önce aydınlat sonra şaşırt beni

 

Ah sen, Morgren

Kendi ateşiyle yanan alaca

Hazinesi gözlerinde saklı duran Morgren

İzlerken güzel gözlerin şafağı

                                                  şaşırt beni

 

Değil midir ki cennet cehennem yalan?

Değil midir ki aydınlanmak için kararmıştır onca insan?

Sen, ah sen, zevk cümbüşüyle renklenip dirilen Morgren

                                                  biraz olsun şaşırt beni

 

            /hadi yalvarırım durma şaşırt beni!

 

Değil midir ki ölüm gelecektir benim için şafakta

Ah sallarken gülleri güvercinlerin ağzında duy gülüşlerimi

                                                  işte bu senin için

                                                           akıttığım kan!

                                                  işte bu senin için

                                                            aldığım can!

                        Söndür ışıklarını bu kentin

                                   Ve benim için şu canımı artık al!

 

Ah sen, Morgren

                        Ne yeni bir dünya diliyorum senden

                        Ne yeni bir aile

                        Ne birisi olmak istiyorum değer verilen

                        Ne de hiç kimse

Ben doğdum, ben yaşadım, ve ben ölüyorum Morgren

Bana büyüklüğünü anlat hadi ben ölmeden

Bana kucak dolusu bıkkınlık beyitleri düz

            Her şeye rağmen Morgren

                                   çık o odandan

                                               ve beni düz!

 

1995’te Japonya’da 24 yaşında bir adamdım

Karımı haziran ayında kendini asmış bir şekilde bodrumda bulduğumda

            Üzgün gözlerle ona baktım, soğuk tenine dokundum

            Kulaklarını tattım, memelerini tattım, dudaklarını tattım

            Tattım sonra o dar yarığını

Dudakları karımın zihnimde küçük kâbuslar doğurdu

Memeleri bana bir şeyler söyledi

Kulakları adını son kez işitti

Ve gözleri, gözleri Morgren bana aşkla baktı

Ben Morgren onu kendi ellerimle gömdüm

            Mezarı hâlâ orada

                                   Japonya’da ve Tanrıyla birlikte

                                                           Yükselmekte

Ve sen Morgren, seni tanıdığımda 30 yaşındaydım

İhtiyacım olduğundan sana inandım

Ve işte bu şiir sana, ölmek üzere olan bir adamın, hayır, belki de çoktan ölmüş olan bir adamın yalvarışı

            yalvarırım Morgren

                               gel ve al canımı!

 

 Ve Morgren eğer almayacaksan canımı

İyi dinle bu son sözlerimi

                        Katilleri uzak tut benden

                        Tanrıya tapıp günah işleyenleri uzak tut

                        Günahsızları uzak tut benden

                        Hiç sevişmemiş olanları uzak tut

                        Geçmişe takılı kalanları, gelecekleri için

                        Canla başla uğraşanları uzak tut

                        Uzak tut benden ölü sevicileri

                        Uzak tut benden ailesini reddedenleri

                        Uzak tut benden sevmeden sevişenleri

                        Uzak tut benden sevgiyi kirletenler

                        Uzak tut benden her sevgiyi temiz zannedenleri

                                   Beni benden uzak tut Morgren!

 İnancım tam

            Hastayım

Dehşet uykularından henüz yeni uyandım

            Cennetteki yerim hazır

            Bekliyorum ölümü

            Bekliyorum seni

                        Ah sen, Morgren: ölümün efendisi

                        Ah sen, Morgren: ölümün ta kendisi

Durma bana eşsiz bir kutsanış getir

Durma beni gökten yere indir!

 

            /hadi yalvarırım şaşırt beni!

Devamını Oku »