Tanrı Toth ve Onunla İlk Konuşmam
-Öylesine
garip bir gecede buldu ki beni TANRI TOTH size bunu hiçbir şekilde izah edemem.
Neredeyse vazgeçecektim her şeyden. Ne kadar da kötü bir adammışım meğer, ne
kadarda işe yaramaz herifin tekiymişim derken buldu beni Toth, onun o parlak
çehresi beni büyüledi. Vazgeçecek hiçbir şeyi olmadığını düşünen bir adamın tek
vazgeçebileceği şey kendini öldürme eylemiydi: Tanrı TOTH beni
vazgeçirdi.-
TANRI TOTH
(senin ne düşündüğünü biliyorum)
Dur ve dinle: bu ruhsal kalabalığın içinden sana ilettiğim ilahi
masalları
Bırak avucuna yapışmış
olan o namlusu buz tutmuş silahı
Ve savaş kendin için
yalnızca ve kendinle
Ve anla önemli değil
kazanman verdiğin savaşı
Önemli olan son anına
dek indirmemek yere kafanı
Dinle beni ve anla: her
şey sende saklı
Var bunun sen de
farkına.
Arkana dön-yüzleş kendinle-tanrı
sensin-din sensin-kul sensin-bitsin artık oyun-yol sensin- yolcu sensin-çıplak
kalsın bırak bedenin-aradığın şey kaybettiğindir- kaybettiğin ise sensin…
Düşünüyorsun
ki çaresizsin-öleceksin-büsbütün günahkârsın- sanıyorsun ki cehennemi
göreceksin- oysa sen bilir misin ki kötü ne, iyi ne- oysa sen bilir misin ki
kötü kim, iyi kim- yalnız ölüm korkutuyorsa seni kulak ver bana ve dinle şu
sözlerimi-belirsizlik benim diğer adım- ben senin bakmayı reddettiğin tarafım…
Ve
indiğimde yeryüzüne-tam vaktinde-ve yedi kat gökten-anlayacaksın ki ben sen
kadarım-sarıl o aydınlığa çünkü ben oradayım…
BEN
Ah
Tanrım affet beni-şu dünyevi yaşamımda sarılmadım hiç ruhuma-bilip ve görüp o
ışık kentini-saklandım karanlığa-Ah Tanrım affet beni-ruhum şimdi senin
izinde-farkına vardım ölümlüdür aslında her gece-kalbim aklımdan bağımsızdır-
farkına vardım ki ruh ve beden birbirini ayırt edince aslında insan
zararsızdır…
Ah Tanrım! İstemem cennetini, yeter ki affet beni. Beni saçlarının
gölgesinde
dinlendir.
Kendimi bulmak için, kendimi kaybettir –ki bilirim kaybetmek: bulmak demektir.
Biliyorum Tanrım; o gün geldiği zaman arkamı döneceğim ve arkamı dönmemle
birlikte seni göreceğim…
Tanrım-çalsın
çanlar-çalsın çanlar- çalsın çanlar-elbet bir gün öleceğim-ve öldüğüm o gün her
şeyin başladığı ve bittiği o noktada- yani ebedi boşlukta seni göreceğim-ama
tanrım ölmeden önce bana bir şey söyle- bir öğüt ver-günahım çok-tövbe
yetmez-kimse sevmez beni-sana ben nasıl sevdiririm kendimi-söyle tanrım-söyle
ki kazanayım senin sonsuz sevgini-ve ruhum bulsun o yüce kalbinde hak ettiği
yeri…
TANRI TOTH
(senin gördüğünü görüyorum)
Dinle
ve Anla-Son bulacak elbet bu yaşamda
Gündüzde ve gecede, sessizlikte ve en yüksek seste
Gülüşmelerde ve ağlaşmalarda, bir cenaze töreninde
ve bir doğum anında
Gizlidir her şey. Yaşamın özü ve Mutlak mutluluk
kabulleniştedir.
Yaşamak her şeye rağmen mutluca: ölümün bilinciyle
gelir.
Sen
yüzleş kendinle-bul kendini ve anla-derdin nedir ve ne için solursun bu
hayatta-aldığın nefes niyedir-yüzünü güneşe mi dönersin yoksa geceye mi-en çok
hangisini seversin-en çok hangi mevsim sana güzel gelir-oysa yaşamak her şeye
rağmen ve her şeyiyle güzeldir-ancak ölüm sandığın kadar da kötü değildir…
Beni yanlış anlama sana öl demem, sakın vazgeçme yaşamak hevesinden
Öyle ki ölmek sadece
geçiştir bir başka yaşama
Bedenin her soluyuşunda
çürür ancak ruhun asla
Dinle
beni-ey genç adam-seni affetmem çözüm değildir hiçbir şeye-sen affetmelisin
kendini her şeyden önce-sen sevmelisin kendini ben değil-benim seni sevişim
mutlu etmeyecek seni-benim seni kabullenişim erdirmeyecek huzura seni-sen her
şeyden ve herkesten önce kendinde var olan yegâne şeysin-senin tanrın sensin-ve
sadece kendine kulluk etmelisin.
Bilmem anlatabildim mi derdimi sana
Bilirim var olmak
istemezsin bu yaşamda
Ama anla; en kötü
şekliyle bile var olmak, var olmaktır…
Babanı kaybettin, Anneni hiç bulmadın
Diyelim ki şu berbat yaşamında hiç ama hiç mutlu olmadın
Hiç sevilmedin ve hiç sevmedin
Ne çıkar. O yalnız gecede, bir başına
Hiç mi düşünmedin. Ben gelmesem ah benim akılsızım
Kendine öldürecektin. Seni sevmemi birinin seni
sevmesinden ötürü istersin
Ancak işte al sana bir gerçek: kimse bir başkasını
tam anlamıyla sevemez
Yalnızca öncelikle kendisiyle barışan birisi
Ve anlayan bütün gerçeği sevip sevilebilir
Ama işin özünde insanın kendine duyduğu sevgiden
ötesi hiçtir…
BEN
Öyleyse söyle tanrım
böylesine berbat bir adamken nasıl severim kendimi
Hiçbir gerçek beni
tatmin etmez, hiç kimse sevgime karşılık vermezken
Nasıl mutlu olurum?
Kendimi bulmak için kendimi nasıl unuturum?
Söyle bana tanrım, ben
böylesine çaresizken, böylesine zayıf bir umutla
Nasıl doğrulurum…
Biliyorsun
tanrım-biliyorsun işte sende-bende bütün kulların gibiyim işin özünde-tekrar
yüzünü bana çevirmeye ikna edemem seni bilirim-ne yapsan vakti gelmedikçe
doğmayacaktır gün bilirim-bilirim ki korkunun krallığıdır benim yerim-
yeryüzündeki en korkak insanda benim- bak bana; bak, bak, bak-Tanrım!-nasılda
çaresizim-gözlerim nasılda yaşlı-bilirim dönmeyecek yüzün bana ama söyle
Tanrım-nasılda biraz olsun içimde bir umutla yaşarım bu boktan yaşamda-söyle
tanrım-bir şey söyle bana-gelecekten bir haber getir mesela-mesela geçmişten
bir merhaba-yalvarırım tanrım aradan yıllar geçse de- madem ki öyle-sen
tanrım-sen beni unutma…
TANRI TOTH
(senin hissettiğin her şeyi hissediyorum)
Merak etmeyesin, unutmam
elbet seni
Ama sen de söz ver bana;
anlayamaya çalışacaksın bu evreni
Ve her şeyden önce
kendini
Hayatın pekiyi
olmayabilir
Kimselerin yaşamadığı
pek çok zorluğu yaşamış olabilirsin
Ancak yaşamda olduğun
her an için şükretmelisin
Söz ver bana; bundan
sonra şükredeceksin.
Yolun asla düşmeyecek
bir uçurumun kenarına
Asla almayacaksın eline
bir daha silah
Şikâyet etmeyecek,
savaşacaksın
Kendini tanıyacak ve
kendinle barışacaksın
Seni unutmamam için beni
ve bu anı hiç unutmayacaksın.
Bu
sana son sözüm olacak-dediğim hiçbir şeyi dikkate alma-herkese ve her şeye
rağmen sımsıkı tutunup bu hayata mutluca yaşa-tanrı sensin-din sensin-kul
sensin-unutma. Herkesle savaş ancak kendinle asla…
Sonrası
yalnız başına geçirilen aydınlık bir gece…