21 Mart 2021 Pazar

Makaslanmış Tuhaf Notlar--Fazla Önemsemeyin

                                                                                         [Secret Garden-Adigo ve İzima Kaoru ikilisiyle]

Masaüstüm oldukça dağınık… Saat 02.00… Ben kimim? Tekrar tekrar soruyorum bunu kendime… Ürkütücü. Garip ve tuhaf... 22 yaşındayım, belki de 23… Matematiğim çok kötüdür…  Büyük bir korku filmi hayranıyım…  Müziğe ve şiire ve Lovecraft’a bayılıyorum…

8 saat uyku. Bazen 4. Bazen 12. Genellikle hiç… ‘‘Her şeyden önce iyi bir adam ol’’ babamın verdiği en güzel öğüt… David Lynch, Carpenter, Miike, Lovecraft, Chambers, C.A Smith… Düşünmek sahip olmaktır. Hayal etmek var olmak… Televizyonda iyi bir şeyler yok… Ve Babamın bugüne dek verdiği hiçbir öğüte uymadım…

Bazen bir ucube gibi davranıyorum. Hiç arkadaşım olmadığı için ve insanların benden nefret ettiğini düşündüğüm için çok üzülüyorum. Ne zaman birisi benimle iletişim kurmaya çalışsa ya da bana değer verse ona tam bir pislik gibi davranıp kendimden soğutuyorum… Galiba bazı şeylerin hakkını verememekten korkuyorum… Birilerini daha çok kırma ihtimalim varsa, en yakın zamanda daha az kırarak yollarımı ayırıyorum…

Baykuşlar… Kanser… Epilepsi… Ölüm…

Hiçbir şeyi beceremiyorum ve becerdiğim hiçbir şeye inanmıyorum… Bazı yazarlarla kendimi kıyaslatmayı çok seviyorum… Ve ne zaman bir kıyaslama durumuna soksam birilerini hep birincilikle ipi göğüslüyorum… Bazı şeyler nasıl söylenir unuttum… Bazı şeyleri söylemeye korkuyorum…

Hayat tuhaf… Tam bir kaltak gibi hissetmek… Kokmak ve pis gezmek…

Baba seni seviyorum…

Yazdıklarımın çoğunu hatırlamıyorum. Eskiden iyi mi yazıyordum bilmiyorum ancak şimdi iyi yazdığımı düşünmüyorum… Her zaman benden iyileri olacak… Ve bunun bir önemi yok… İyi olmak özünde hiçbir bok değil… Kötü olmaktan korkmamak asıl mesele…

Cesaret… Beceriksizce karalama…Zihni heyecanlandıran Kızılderili gelenekleri… Büyü… Büyü yaparak büyü… Bu hayata davetiyeyle gelmedim… Dönüp kaçmak için çok geç…  Sanatı seviyorum…  Sanatçıları düşünmek beni delirtiyor ve içimde kusma isteği uyandırıyor… Sizin sanatçı dediklerinize ben demiyorum… Bana sorarsanız ben de bir sanatçı değilim. Sadece yazmayı seviyorum… Bütün mesele bu…

Tuhaf kurguyu seviyorum… Kelimeleri seviyorum… Çıplak elle balığa dokunamam ama çıplak ellerle bir balığı yiyebilirim… Garip bir roman yazmak için, garip bir roman yazmaya başlayalı yıllar oluyor…  Yatağa kıvrıla kıvrıla sokulmayı seviyorum…

Kadın yazarlar ve şairler hak ettiği ilgiyi görmüyor. ..

Korku en büyük ve en çekici duygu… Korkmayı ve korkutmayı seviyorum… Ben griyim…

İşte tam da huzursuzluğun ayyuka çıktığı yer burası… Ana rahmi…

Aklanma davaları. Raporlar. Polis. Filtreli bir ekran. Cop. Dikkat et. Karanlığı izle. Bilinmeyene saygı duy. Bu bulantı kırmızı bir uçurtma. Eleştirmenler neyi eleştirir ki. Kendine sanatçıyım diyorsan sanatçı değilsin, ancak hissettiğin kadar var olabilirsin. Kontrollü hastalık. Bazen babamı çok üzüyorum. Bir parazit gibiyim.

Ancak genellikle hep doğruları söylerim. Elbette ki kendi doğrularımı.  Ben kötü bir adamım. Anladın mı?

Dağ kabileleri… Dehşet geceleri... Denemeyi seviyorum…

 Daha iyi yazmak isterdim-Açıkçası ne kadar iyi yazarsam yazayım hep daha iyisini isterdim. Bir gün çok daha iyi olacağımı biliyorum. Kendi sesimi arıyorum ve onu bir gün bulacağım. Ben kimsenin düşüncelerini merak etmiyorum. Kimsenin ne hissettiğini önemsemiyor…

Odamın ne kadar temiz olduğuyla, nasıl göründüğümle, insanların benim hakkımda ne düşündüğüyle ilgilenmiyorum… Anılar biriktirmeye çalışıyorum ama beceremiyorum… En iyi yaptığım şey üzmek… En çok yaşadığım duygu pişmanlık…

Umarım bir gün anlaşılırım… Umarım bütün bunların bir değeri vardır… Bunca şeyin hiçbir anlam içermemesi ve okuyan herkeste koca bir anlamsızlık hissi uyandırması imkânsız… Ayrıca anlamsızlıkta aslında çok ama çok büyük bir anlamdır… Anlamsız bulduğumuz her şey zamanında bizde bir değeri olan ancak bu değeri zamanla yitiren ve bizim için önemsizleşen şeylerdir…

Bazı insanlardan özür dilemek isterdim… Hatta hemen hemen tanıştığım herkesten…

Derin, Ekin, Zeynep, Berkay, Şura… Şimdilik bunlar devamı bir sonraki kusma eyleminde…

Hepsi çok iyiler ve hepsinden çok şey öğrendim… Ancak aptalın tekiyim bu bir gerçek…. Ve dediğim gibi korkmayı ve korkutmayı seven ancak çok tırsak olan bir adamım…

Babamdan…. Bununla birlikte… Zihnim bir karmaşanın içinde… Hışırtı ve cızırtı…Yüzümdeki gariplik rahatsız edici… Tam doz kavrulan kol dumanın içinde eridi… Yabancı ve tiksindiriciydi… Pencere camı açık… Çığlıklar sevindirici.. Ölü yatağı.. En rahatı…

Karanlıktan ve korkudan beslenen çalışan bir sistem kurabilirim… Sitem edebilirim… Aynaya bakabilirim…

Bununla birlikte…

Pek çok insanın beni ve şiirlerimi övmesine anlam veremiyorum… Pek çok insanın bana fikir danışmasına özellikle sinema konusunda beni çok tuhaf ve farklı bulmalarına… Benden tuhaf ve başarılı işler beklemelerine anlam veremiyorum… Birisi beni övünce bunu garipsiyorum…

Kendime güvenim yok… Dürüst adamlar ve kötüler en sevdiklerim… Gerçek bir kitaplığım yok… Gerçek bir eylemim yok… Gerçekliğim yok…

İtin tekiyim… Şimdi her şey güvende ve kimse hiçbir şeyin farkında değilken uyuyabilirim.

Saat 03.25.

Günaydın… Saat 04.00…

Masamın üstü oldukça dağınık... Ve hepinizden özür diliyorum…                                                                                                             [Bu metin onlarca makaslanmış notun arasından özenle seçilenlerin yeniden yazılıp birleştirilmesiyle oluşmuştur... ]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder